Kafatası içerisinde meydana gelen ve zamanla oldukça şiddetli baş ağrıları ile kendini belli eden beyin tümörü mide bulantısı ve kusma gibi çeşitli sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Oldukça hızlı bir büyüme seyri gösteren bu tümörlerin neden oluştuğu halen bir muamma. Vücutta çeşitli riskleri de beraberinde getiren bu tümörlerden korunmanın bazı yolları da var. Bu yollar arasında ilk unsur ise stresli bir yaşamdan uzak durmak oluyor.




Aynı zamanda sigara ve alkol kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve sağlıklı yaşamak bu tümörlerin oluşma riskini ciddi seviyede azaltıyor. Cep telefonunun yaydığı sinyallerin beyin tümörlerine adeta davetiye çıkardığı da biliniyor. Dolayısıyla telefonla görüşme yaparken kulaklık kullanmak ve telefonu kafa bölgesinden uzak tutmak da tümör oluşumundan korunmanın yolları olarak gösterilebilir.

Beyin Tümörünün Belirtileri Neler?

Bu tümörün en yaygın belirtisi şiddetli baş ağrılarıdır. Kafatasına doğru büyüme gösteren tümörler büyüdükçe kafatası içerisindeki basınç da artıyor. Buna bağlı olarak baş ağrılarının şiddeti de artıyor. Vücudun sağ ya da sol yarısında halsizlik veya uyuşukluk hissi de belirtiler arasında yer alıyor. Aynı zamanda yürürken dengeyi sağlayamama, işitme veya görme kaybı yaşama gibi belirtilerin de yaygın şekilde görüldüğünün belirtebiliriz.

Hafıza ile ilgili bazı sorunlar yaşama, konuşurken zorlanma ya da konuşamama beyinde tümör olduğunun sinyalleri olarak kabul ediliyor. Ellerde ya da ayaklarda büyümenin olması, adetlerde düzensizlik olması belirtilerden diğerleridir. Beyin tümörleri vücudun neredeyse tamamında belirtiler gösterebilir.

Tümörlerin mevcudiyeti MR ya da beyin tomografisi çekilerek rahatlıkla tespit edilebiliyor. Tanı konmasının hemen ardından ışın tedavisi, kemoterapi ya da cerrahi operasyon gibi hastaya en uygun tedavi protokolü belirlenerek tedavi aşamasına geçiliyor. Eğer beyin tümörlerine dair daha detaylı bilgi almak isterseniz Acıbadem Hastanesi web adresine tıklayabilirsiniz.

Bu sitede söz konusu tümörler tüm detayları ile ve her yönüyle aktarılıyor. Bu sayede merak ettiğini çeşitli sorulara yanıt bulmanız da mümkün oluyor. Bu rahatsızlığı görülme sıklığı ve kimlerin risk altında olduğu gibi bazı sorularınıza da yanıt bulabilirsiniz. Aynı zamanda sitede konuya dair çeşitli videoların da olduğunu belirtelim. Kafatasında gelişen tümörler hakkında her bilgiyi edinmek isteyenler Acıbadem sitesine tıklayabilir.






Bazen gördükleriniz çok sinir bozucu olsa da huzur kaçırmamak için katlandığınız oluyor mu? Peki “katlanmak” yerine olduğu gibi kabul etmeyi denediniz mi? Aşağıda gördüğünüz  fotoğraftaki benim annemin koltuğu; yeni, bal rengi, güzel bir modeli var. ”Kılıf alalım kızım.” dedi, aldım. Sonra kılıfları kirlenmesin diye de üzerine  örtü örttü. Böyle acayip bir şekilde duruyor salonda koltuklar. 





Olanı olduğu gibi kabul etmek en zor şey hayatta. 35 yaşım için ne büyük öğreti. Bu konu hakkında kendimle çok mücadele ediyorum. Eski ben olsam;  “Ya anne Allah aşkına ev darma dağınık gözüküyor, bu ne böyle gözünü seveyim kaldır bunları ya, insan vallahi gelmek istemiyor böyle görüp siniri bozulmasın diye ....” der, daha  birçok şey söyleyerek en sonunda örtüleri kaldırıp tartışmanın fitilini ateşlerdim. 

Onun öyle sevmesi, öyle oturmayı tercih etmesi duygusu son derece anlamazdı çünkü. İnsan evini böyle pazar yeri gibi saçma sapan hallere sokar mıydı? Ruhum daralıyordu salona girince, çünkü her koltukta koltuk örtüsü üzerinde başka bir örtü vardı ve salon kesinlikle göz yoruyordu. 

Artık bu salona girdiğimde gözlerim yorulmuyor, sinir de olmuyorum. Eskiden olduğu gibi evi hallaç pamuğu gibi yapıp, eşyaların hepsini fırlatıp atmak gelmiyor içimden. Olanı, oluğu gibi kabul ediyorum. Annemi seviyor muyum? Evet, hem de aşırı seviyorum. Peki insan sevdiklerinin seçimlerine -hayati bir risk taşımıyorsa eğer- saygı duyması gerekmez mi? 

Bu soruyu ilk Dr. Özgür Bolat’ın “Anne Baba Okulu” eğitiminde sormuştum kendime “Değiştiremediğim şeyler neden sinirlerimi bozuyor? Neden sürekli "karşımdakinin iyiliği kisvesi" altında birçok şeyi değiştirmek istiyorum? Bunlar gerçekten onların iyiliği için mi yoksa kendi kişisel çözümsüzlüklerim içim mi yapıyorum? 

Aldığım cevaplar çok enteresandı. Özgür hocaya “Annemin milyon tane yeni ve güzel kıyafeti olmasına rağmen uzun zaman yıkayıp yıkayıp aynı şeyleri giyiyor. Onun sanki yokmuş gibi böyle gezmesi hoşuma gitmiyor. Alamıyor olabilirdi, bu da çok normal ama alıp giymemek çok sinir bozucu değil mi? Onun kendine bakmasını istiyorum sadece!” demiştim. Aslında burada doldurmaya çalıştığım benim toplum tarafından kabul görme ihtiyacımmış. Mükemmelliyetçi yapım -ki öyle olduğunu sanmazdım- ve toplumda kabul görme ihtiyacım yüzünden annemin benim istediğim gibi giyinmemesi benim sinirlerimi bozuyormuş. Aslında “O benim annem ve böyle mutlu.” diye düşünüp onu olduğu gibi kabul etmek esas çözümmüş. Çünkü gerçek sevgi koşula bağlı olamazmış. Beni de herkes annem saçma sapan giyinse de ya da eski püskü giyinse de -ki böyle yapmıyor ama misal verdim- o şekilde sevmeli diye düşünmeliymişim. Hatta herkes beni sevmek zorunda değil bunu da kabul etmeliymişim. 

Sonra “Peki bu durum hayati bir sıkıntı yaratabiliyorsa?” diye sordum Özgür hocaya. “Mesela?” dedi. “Mesela annem kafasına göre tansiyon ilacı alıyor, doktora gidip ilacını değiştirmesi lazım, tansiyonu ilaca rağmen dengelenmiyor ve asla doktora götüremiyoruz!” dediğimde “Anneniz sizden ilgi görebilmek için, bu ihtiyacını doldurmak için belki de bir çocuk gibi yapması gereken esas şeyleri ilgiyi üzerine toplamak için yapmıyordur!” demişti. Sarsıcı değil mi? Ben sarsılmıştım en azından. 

Çocuklar ya da yaş almış yetişkinler, yaş ne olursa olsun insan hayatının bir döneminde aslında olmak istemediği biri olabiliyor. Bu hayatını zora soksa bile! Hiç birimiz olmak istediğimiz gibi değiliz ya da karşımızdakiler de öyle değil. Ama olanı olduğu gibi kabul edebiliriz, en azından bunun için çabalayabiliriz. 

Biz eskisi kadar anne kız kavgaları yapmıyoruz, hatta nadiren tartışır hale geldik desem yeridir.  Çünkü çabalıyorum. Ben çabaladıkça o farkında olmadan değişiyor. Tıpkı zaman zaman uyumlu bir ilişkide olamadığımız, çocuklarımızın biz kendimizi değiştirdikçe daha iş birlikçi olmaları gibi. 

Dedim ya; artık salona girince koltuk örtüleri sinirlerimi bozmuyor, salon gözümü yormuyor çünkü ben annemi seviyorum o da sevdikçe değişiyor. Çünkü insanın zorluklarla geçen annesiz bir çocukluğu olması, ilk aldığı eşyalarını zorluklarla elde etmesi, babası ve ablasının peş peşe gitmesi sonucu koca dünyada yapayalnız kalmış olma hissi vb. daha birçok şey onu çeşitli acayiplikler yapmaya itebiliyor. Ya da o şeyler bana acayip gelebiliyor çünkü ben de o annenin yetiştirdiği bir çocuğum. Bazen çok daha derini gördüğümde kimseye kızamaz hale geliyorum. Çok hümanist olduğum söylenemez ama derini görmeye çabaladığımdan beri eski asabi hallerimin kalmadığı söylenebilir. 

Ben olanı görüp, anlayıp, kabul etmeyi seçtim.. Çünkü insanları değiştiremezsiniz, değişmelerini beklemeden kabul edersiniz ve onlar değişirler. Yeni yılda ve yeni yaşım yaklaşırken dileğim; beni de olanımla değil olanımın arkasındakini gören insanlarla karşılaştırsın rabbim.. 


Tüp Bebek Nedir, Nasıl Yapılır?

Tüp bebek; bir yıl süresince normal cinsel ilişki ile gebelik elde edemeyen çiftler için hazırlanmış, tıbbi teknolojiler kullanılarak uygulanan yardımcı üreme yöntemlerini kapsar. Yumurta ile spermin laboratuvar ortamında döllenmesinin sağlandığı ve deneyimli embriyologların özel şartlarda oluşturulduğu bir dizi yöntemden oluşan tüp bebek işlemleri, çiftlerin sağlıklı bir gebelik elde etme oranlarını önemli miktarda arttırmaktadır.





1 ) Tüp bebek tedavisi hakkında genel düşünceler nelerdir?

Tüp bebek uygulamalarındaki döllenme aşaması; doğal gebeliğin oluşmadığı durumlarda, laboratuvar ortamında yumurta ile spermin bir araya getirilmesidir. Tüp bebek tedavisi ilk uygulamaya başlandığı zamanlarda ön yargılara maruz kalan bir yöntemdi. Anne ve baba adayları en çok yumurta ya da spermlerin karışmasından ya da dini anlamda etik olmadığını düşündükleri için bu yöntemden uzak durmaktaydı. Bunların gerçekliği yansıtmamaktadır. Tıbbi olarak yapılan doğru bilgilendirmeler ile bu tip düşünceler artık değişmiştir. Tüp bebek yöntemi modern toplumlarda çocuğu olmayan ailelerin de ümit dünyası olmuştur.

Günümüzde, tüp bebek tedavisi en önemli üreme yöntemlerinden biri haline gelmiştir.

2 ) Tüp bebek tedavisi nedir?

Tüp bebek tedavisi; kadın üreme hücresi ile erkek üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında birleştirilmesi ile döllenme sağlanması, döllenme ile oluşan embriyolar anne adayının rahmine yerleştirilmesidir.

3 ) Tüp bebek tedavisi kimlere uygulanabilir?

Tüp bebek tedavisi bazı endometriozis çeşitleri gebeliğe engel olduğunda, nedeni bilinemeyen kısırlık durumlarında, her iki tarafın da üreme organlarındaki fonksiyon bozuklukları durumunda, doğuştan genel üreme anomalilerinde, alt yöntemlerle gebelik elde edilemediğinde, immünolojik kısırlık durumlarında uygulanabilir.


4 ) Döllenme süreci nasıldır?

Döllenme tamamen laboratuvarda gerçekleşir. Spermler yumurtaların yakınına bırakılıp, spermlerin kendi kendilerine yumurtanın içerisine girip döllemeyi gerçekleştirmesinin beklenmesi şeklindedir. Buna klasik tüp bebek-IVF işlemi denir. Ayrıca mikroskop desteği ile, spermin bir pipet yardımı ile direkt olarak yumurtanın içerisine aktarılması ile döllenmenin gerçekleşmesine de mikroenjeksiyon denir. Özellikle mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısının çok az olması ve hatta menide hiç sperm bulunmaması durumunda uygulanan devrim niteliğinde bir yöntemdir.

Tüp bebek uzmanları, hangi yöntemi uygulayacağını, çiftlerin durumlarını inceleyerek belirler.

5 ) Tüp bebek tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?

Tüp bebek tedavisinde, kadının yumurtlamasını desteklemek için özel ilaçlar kullanılır. Yumurtlamanın tetiklenmesindeki amaç, embriyoyu meydana getirmek için aday olan çok fazla sayıda yumurta üretebilmektir. Hamilelik oranları, bir embriyo yerleşimi meydana geldiği zaman, ortalama %10, 3 tane embriyo yerleştirildiği zaman ise, %40 ile %50 civarındadır. Ancak ne kadar embriyo transfer edileceği hastanın yaşına ve geçmiş öyküsüne bağlı olarak uzmanlarca karar verilmesi gereken bir durumdur.

Döllenen yumurtalar, embriyo haline gelir. Gelişen embriyolardan seçilenler,  rahmin içine aktarılır. Bu işlem rahim içerisine rahim ağzı yolundan ince bir kateter yardımıyla yapılır. Sonrasında, kadınların yaklaşık %50’sinde hamilelik durumu gözlemlenir. Ancak ortaya çıkan bu hamileliklerin maalesef bir kısmı düşük ile sonlanmakta ve çiftlerin, uygulama başına yaklaşık % 40 civarında çocuk sahibi olabilme durumları gözlemlenmektedir. Bu oran, yapılan birçok tedavi sonucunda ortalama % 70 ile %80 civarına çıkabilmektedir. Bu ortalamanın haricinde geride kalan % 20 ile % 30'luk böm -modern tıbbın bütün olanaklarının kullanılmasına rağmen- bebek sahibi olamamaktadır.


6 ) Tüp bebek tedavisinde hamilelik kesin denebilir mi?

Tüp bebek tedavisi hem maddi, hem de manevi açıdan ciddi oranda fedakârlık gerektirir. Ancak %100' lük net bir başarı, maalesef ki söz konusu değildir. Bu başarı oranını sağlayacağını garanti eden tüp bebek merkezleri konusunda dikkat etmek gerekir. Tüp bebek tedavisinin başarısı anne adayının yaşı, yumurta rezervi, kullanılan tedavi yöntemleri, doktorun uzmanlığı ve deneyimi, embriyolog tecrübesi gibi çok fazla etkene bağlıdır.



Kaynaklar:



Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş alerji konusunda bizim şansımız olmuştu.


İkinci çocuğumda da alerji olduğunu anlamam ve acı gerçeklerle yüzleşmem çok fazla zaman alabilirdi ama Bera'nın barsaklarındaki sinyaller bazı şeyleri netleştirmeme yetti. Kan vardı! Hem de bariz bir şekilde kan vardı. Artık "Bebeğim alerjik mi?" demiyordum bile. Emindim, bebeğim alerjikti. Lina'da olduğu gibi doktor doktor dolaşmak istemiyordum. Bir doktor bulmayı ve kafamdaki tüm soru işaretlerini silmiş olmayı istiyordum. Doktordan çıkıp yine google'da alerji konusunda araştırma yapmak en son istediğim şeydi. Araştırmalarım doğrultusunda tüm kapılar Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş'a çıktı. Asıl branşı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları aynı zamanda Çocuk Gastroentereloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı..



Alerji, deneyimli isteyen bir hastalık

Çevremde görüştüğüm herkesin bir şekilde yolu Fügen hanıma çıkınca bizde zar zor da olsa randevu alabildik. Ben, doktorumuza gitmek için beklediğimiz süre zarfında süt ürünlerini, alerjen özelliği yüksek olan yiyecekleri kestim çünkü çocuğumu emzirmeye devam etmek istiyordum ve ben yedikçe ona dokunuyordu.

Odaya girdiğimizde Fügen hanım Bera ile sohbet etti. Bera ne kadar o dönemde konuşamayacak kadar minik olsa da sevecen birinin kendi ile iletişim kurmak istediğini anlamıştı. Fügen hanım sabırla hikayemizi dinledi ve Bera'yı tamamen soyup muayene etmek istediğini söyledi. Hani tepeden tırnağa derler ya aynen öyle inceledi Bera'yı. Her yerine dokundu. Saç diplerinden ayak tırnaklarına kadar her yerini muayene etti. Alerji konusundan birçok doktora gitmiştim ama bu zamana kadar ilk defa diz kapağı arkalarına, saç diplerine, kulak arkalarına bakılmıştı.

Gittiğimiz zaman klinik tablomuz şu şekildeydi.
  • Makatta çatlak
  • Popoda geçmeyen yara şeklinde pişik
  • El bileklerinde kuruluk ve pul pul kabarma
  • Saç diplerinde konak
  • Diz arkalarında kuruluk
  • Hırlama 
  • Ayakta ve yatarak reflü
  • Kakada mukus
  • Kakada kan

Prof. Dr. Fügen hanım Bera'yı muayene ettikten sonra herhangi bir teste gerek olmadığını ve eliminasyon diyeti ile başlayacağımızı, aynı diyeti benim de yapmam gerektiğini söyledi. Diğer doktorların aksine Fügen hanım yiyebileceklerinizin listesini veriyordu. En azıdan nasıl bir yol izleyeceğim belliydi ve kafamdaki soru işaretleri kalkmıştı.

Tedavide izleyeceğimiz yol şu şekildeydi; önce Bera'nın hasar gören yerlerini onaracaktık sonra kademeli olarak yemek listemizin çeşidi artacaktı. Her muayene arası 1,5 - 2 ay olacak ve biz bu süre zarfında doktorun dediği listeyi uygulayacaktık. Zaten listeler bu süreye göre verilmişti. Olası bir aksi durumda haberleşmek üzere muayenehaneden ayrıldık.

Doktorumuzdan bahsetmem gerekirse; çocuk ruhundan anlayan, son derece tatlı, çocuğu hakkıyla muayene eden, verdiği bilgiler açıklayıcı ve kafada soru işareti kalmasına mahal vermeyen, alerji konusundan deneyimli ve neredeyse çocuğun öyküsünü bir kez muayene ettiğinde kendi anlatacak kadar iyi gözlem yapan bir doktor.

Birçok kişi eliminasyon diyeti yapmak zor geldiği için bu tarz yaklaşımları olan doktorları, çocukları ya da anneleri aç bırakmakla suçluyor. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Mesela; çocuğunuzun diyelim ki limona alerjisi yok ama inek sütüne alerjisi var. Bir süre alerjen ürünlere maruz kalmaktan bedenin içinde ya da dışında bazı sıkıntılar yaşamış. Bera, ben peynir yiyorum diye sıkıntı çekiyordu ya da süt içtim diye barsakları hasar görüp kanama yapacak raddeye gelmişti. Ben zaten hasarlı olan barsak üzerine bir de limon gibi asitli bir besini tüketsem barsak daha çok hasar görebilir ya da süt ürününü kessem bile barsağın iyileşmesi yavaşlayabilirdi. Bu sebeple alerjisi olmasa dahi çocuğun bedeni akut vaziyetteyken genel alerjen sınıfına giren şeylerden de uzak durmak bana göre en mantıklısı. Doktorumuzun da mantığı bu şekildeydi.

Bana her şey mantıklı gelmişti. Bir süre bu şekilde deneyecektik. Lina'da yaşadığım gibi elime "Yasaklı ürünler listesi" tutuşturulmamıştı. Adım adım ne yapacağım belliydi. Kendimi perişan ve ne yapacağımı şaşırmış halde hissetmiyordum. Alerji zaten başlı başına zorken kendini yenik hissederek tedaviye başlamak yerine zor bir yola girmiş olsak da kayıp değildi bu benim için. Bunda şüphesiz en büyük etki doktorumun verdiği güvendi. Siz de alerji konusunda doğru bir yol almak istiyorsanız kendi doktorumuz memnuniyetle tavsiye ediyorum.

Prof Dr. Fügen Çullu Çokuğraş muayenehane telefon :  0 212 291 29 39

Aynı zamanda Fügen hocanın eşi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş'da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı aynı zamanda Çocuk Alerjileri, Göğüs Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı.





Bir süredir şekersiz yaşamın faydalarını araştırıyorum. Uzun bir süredir de #merve50olacak etiketi ile  zayıflama maceramı sizlerle paylaşıyorum. İnstagram'da takip edenler bilir 6 gündür rafine şeker tüketmiyorum ve şekersiz yaşam da ilk hedefim 21. gün hiç rafine şeker tüketmemek. Bunun yanında  unlu şeyleri de yemiyorum. Bugün şekersiz bir tarif denedim. Biraz uydurma oldu çünkü baktığım tariflerde bazı yemişler vardı bazıları  yoktu , ben hepsini karıştırdım . Gerçekten harika oldu.






Tarif şu şekilde:

İçindekiler:

7-8 hurma
10 adet çiğ badem
10 adet çiğ fındık
10 adet kuru üzüm
10 adet yaban mersini
10 adet kaju
3 tatlı kaşığı kakao
2 yemek kaşığı ılık su

Hepsini blendrdan geçirip şekil veriyoruz. Sonra hindistan cevizine bulayıp soğuması için buzdolabına koyuyoruz. Afiyet olsun.

Recipe:

Ingredients:

7-8 dates
10 almonds
10 hazelnuts
10 raisins
10 dried blueberries
10 cashew nuts
3 coffee spoons of cacao
2 spoons of lukewarm water

Place the ingredients into a blender. Process on high speed. Remove them from the processor and prepare small balls. Roll them in coconut. Place them into the refrigerator.
Enjoy!


    Türkiye'nin her yerinden size yakın olmaya çalışan Atasun Optik, online mağazası üzerinden de alışveriş yapabilmenizi sağlıyor. Kampanyalı ürün grupları ve farklı ödeme seçenekleri ile kolayca beğendiğiniz modele sahip olabilirsiniz. Firmanın optik dünyasında değerli müşterileri her tarza her beğeniye ve her ihtiyaca yönelik farklı model seçenekleri bekliyor. Her sezon modanın estetik nüanslarını kendi çizgisi ile harmanlayan marka, şık ve cezbedici bir duruş yakalamanızı amaçlıyor. Ürün grupları arasından seçiminizi yaparak zarif duruşunuzu kolayca tamamlayabilirsiniz.




İlk Alışverişlerde %30 İndirim

   Deneyimli ekibi ve güler yüzlü çalışma politikası ile hareket eden marka, online platform üzerinden ilk alışverişlerini yapan her müşterisine %30 indirim avantajı sağlıyor. Cazip şekilde alışverişlerinizi gerçekleştirmek ve bütçenize hitap eden bir ürün grubu almak için dilediğiniz zaman siteye üye olabilir, indirim kuponunuzdan yararlanabilirsiniz.

   %100 müşteri memnuniyetinin sağlandığı site üzerinde tüm ürün gruplarında ömür boyu ücretsiz bakım yaptırma hakkına da sahipsiniz. Güneş gözlüklerinizin vida değişimi, plaket, sap ve vida ayarı gibi tüm işlemlerini kolayca yaptırabilirsiniz. 37 ilde faaliyet gösteren markanın tüm hasarsız ürünlerini orijinal faturanız ile birlikte 14 güne iade edebilir veya 30 gün boyunca değiştirebilirsiniz.
Tüm güneş gözlükleri 2 yıl boyunca garanti kapsamında. Şeffaf fiyatlandırma kolaylığı sunan ürünler, böylelikle her bütçeye hitap eden standartlar çerçevesinde satışa sunuluyor. Markanın sunduğu bir diğer avantaj ise ultrasonik özel temizlik. Üstelik tüm ürünleri Atasun Optik'ten almamış olsanız dahi ücretsiz temizlikten faydalanabiliyorsunuz.


Optik Piyasasında En İyi Görüş Kalitesi

Dünyada toplam 44 ülkede faaliyet gösteren Atasun Optik, kaliteli bir görüş yakalamak isteyen müşterilerine en iyi fiyat garantisi ile ürün grupları sunuyor. Ekonomik fiyatlarla müşteri memnuniyetinin garanti edildiği site üzerinden keyifli bir şekilde alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz. Hemen üye olabilir, avantajlı kampanyalardan yararlanabilmenin keyfine varabilirsiniz. Yüzbinlerce müşteriye uzmanlık alanı çerçevesinde hizmet sunan markanın kampanyalarını yakından takip edebilir ve online ortamdan kolay bir şekilde alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik farklı markalar arasından dilediğiniz şekilde seçim yapabilmeniz mümkün. Yüzünüze ve zevkinize giden modeli https://www.atasunoptik.com.tr/ tercih ederek online platformdan alışveriş yapabilmenin ayrıcalığını yaşayın.



A101 Kampanyalarının Tüm Detayları



A101 marketlerinin sloganı ‘Harca Harca Bitmez’ şeklindedir ve gerçekten bu marketlere gittiğinizde oldukça uygun fiyatlarla alışveriş yaparsınız. Kasaya geldiğinizde elinizde birden fazla ürün olur ve oldukça az fiyat ödersiniz. Bu da benim gibi pek çok müşterisini memnun eden bir özelliğidir. Bu sayede Türkiye genelinde hızla büyüyen market çok fazla müşteriye sahiptir ve her şehirde pek çok şubesi bulunmaktadır. Örneğin ben hem evime yakın hem de işime yakın olan A101 marketlerinden alışveriş yapıyorum. Bu sayede hem zamandan hem de paradan tasarruf etmiş oluyorum. Marketin en sevdiğim özelliği ise birbirinden seçkin ürünlerin bulunması ve bunların belirli günlerde kampanyalı fiyatlardan sunulmasıdır. Örneğin; A101 marketleri Türkiye’de ilk defa uygulana bir kampanya gerçekleştiriyor. Bu kampanyanın detaylarına http://www.a101.com.tr/brosurler/ikincisi-50-indirimli/ adresinden ulaşabilirsiniz.



Kampanya Detayları Nelerdir?


·         www.a101.com.tr adresinden ulaşabileceğiniz kampanyanın detayları aşağıdaki gibidir;
·         Bu kampanya, Türkiye genelinde 81 ilde uygulanmaktadır.
·         Bu kampanya Türkiye’de ilk ve tektir.
·         Bu kampanyada alacağınız ikinci ürün için %50 indirim uygulanmaktadır. Bu sayede aynı üründen iki tane aldığınızda büyük bir indirim elde edersiniz.
·         Kampanyada yiyecekten deterjana pek çok ürün bulabilirsiniz.
·         Kampanyanın geçerli olduğu tarihler Cumartesi’den Cuma’ya 6-12 Mayıs şeklindedir. Bu tarihleri arasında kampanya dahilinde olan ürünleri ikincisi %50 indirimli olarak satın alabilirsiniz.
·         www.a101.com.tr adresi üzerinden hangi ürünlerin indirimli olduğunun görebilir ve alışveriş yaparken daha hızlı davranabilirsiniz.


A101 marketleri bunun dışında her Perşembe indirim günü yapmaktadır. Yine Türkiye genelinde yapılan bu indirim gününde pek çok ihtiyacınız olan ürünü, ekonomik fiyatlar satın alabilirsiniz. Bu indirimin ürün yelpazesi oldukça geniştir. Tek gün için uygulanan bu kampanyadan kalan ürünler ise tüm hafta boyunca, yine indirimli fiyatları ile sergilenir. İndirim gününü kaçırsanız bile, ihtiyacınız olan ürün marketlerde varsa, yine indirimli fiyatlar üzerinden istediğiniz zaman satın alabilirsiniz.

Sizde evlerinizin ihtiyaçlarını uygun fiyatlarla karşılayabilmek için indirim günlerinde size en yakın olan A101 şubesine uğramayı unutmayın. Giyecekten gıdaya pek çok ürün için ekonomik fiyatları kaçırmamanızı tavsiye ederim. 

MARI themes

Blogger tarafından desteklenmektedir.