Tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 pandemisi nedeniyle; evdeki temel ihtiyaçlarınızı karşılamakta, online siparişlerinizi zamanında teslim almakta zorlanıyorsanız, size harika bir önerimiz var: Avansas.



İş yerlerine gerçekleştirdiği hızlı ve güvenilir teslimatlarıyla dikkat çeken Avansas, sosyal izolasyona önem verdiğimiz bu günlerde evlere de hizmet vermeye başlaması ile annelerin öncelikli tercihi haline geldi. Hijyenik depolama, nakliyat ve teslimat süreçleri sayesinde COVID-19 sürecinde güvenle alışveriş yapmanıza olanak sunan Avansas, çocuklarınıza gösterdiğiniz hassasiyeti en iyi şekilde karşılayan markalar arasında adını başa yazdırdı.







Hızlı ve Güvenilir Alışverişin Adresi

Avansas, işyerleri için uyguladığı "1 iş gününde teslimat" politikasını ev siparişlerinde de sürdürüyor ve dilediğiniz ürünü 1 iş günü içerisinde size teslim ediyor. Kendi dağıtım ağına sahip olan ve kendi araçları ve personelleriyle çalışan marka, bu sayede kargo süreci nedeniyle oluşan zaman kaybını da önlüyor. İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ'da 1 iş gününde adrese teslimatı sayesinde; bu zorlu günlerde dilediğiniz ürüne en kısa sürede ulaşmanıza olanak tanıyan Avansas, hem hızlı hem de güvenilir e-ticaret markaları listesinde yer alıyor.



Avansas, tedarik aşamasından teslimat anına kadar alışverişinizin tüm süreçlerinde sterilizasyona en az sizin kadar önem veriyor. Depolarını düzenli olarak dezenfekte eden ve satışa sunduğu tüm ürünlerin daima hijyenik kalmasını sağlayan marka, teslimatlarını kendi araçları ve personelleriyle gerçekleştirmesi sayesinde siparişinize yabancı ellerin dokunmasını da önlüyor. Düzenli olarak dezenfekte edilen araçları ve toplum sağlığı için tüm güvenlik önlemlerini alan personeliyle siparişinizi teslim eden Avansas, alışverişinizi son derece güvenli bir şekilde gerçekleştirmenize olanak tanıyor.






Temel İhtiyaçlarınızı Avansas'la Karşılayabilirsiniz

İş yerlerinin ihtiyaç duyabileceği her türlü ürünü tedarik eden Avansas, Koronavirüs dolayısıyla yaşanan zorlu süreç nedeniyle ürün gamını genişletti ve Temel Gıda Paketi ile Temel İhtiyaç Paketi seçeneklerini satışa sundu. Bu sayede özellikle annelerin evde ihtiyaç duyabileceği her türlü gıdaya ve temizlik ürününe hızla ulaşabilmesini mümkün hale getirirken, Koronavirüs salgını nedeniyle çocuk bakımında ve ev düzeninde yaşanabilecek aksilikleri önlemeyi de önceliklendiriyor. Makarnadan salçaya, hazır yemekten konserveye, yağdan baharata, atıştırmalıktan çorba çeşitlerine kadar pek çok temel gıda ürününü kısa sürede tedarik edebilmenize olanak tanıyan Avansas, ürün skalasına ayrıca temizlik ürünlerinden oluşan İhtiyaç Paketleri’ni de ekledi. Bulaşık deterjanından çamaşır suyuna, temizlik bezinden çöp torbasına, mikrofiber paspastan, bulaşık eldivenine kadar tüm ihtiyacınızı karşılayabilmenizi mümkün hale getiriyor.

Avansas'ı tercih etmek, online alışveriş deneyimini de bir adım öteye taşıyor. Güvenilir altyapısı ve sistemi sayesinde kredi kartı ve banka kartı bilgilerinizi güvenle paylaşabileceğiniz platform, 3D Security gibi banka sistemleriyle çalışması sayesinde online alışverişlerde yaşanabilecek güvenlik açığı riskini de ortadan kaldırıyor. Ödeme konusundaki gerekli tüm güvenlik önlemlerini alan marka, hızlı teslimat avantajı sayesinde siparişinize olabildiğince hızlı teslim almanızı sağlıyor.



Avansas'ın maske, eldiven ve diğer tüm hijyen kurallarına uyan güler yüzlü personeli ise satın aldığınız tüm ürünleri içiniz rahat bir şekilde evinize sokabilmenize imkan sunuyor.



Çalışan Annelerin Tüm Gereksinimleri Avansas'ta

Avansas, Koronavirüs sürecinde home office çalışma sistemine geçen anneler için de son derece avantajlı seçenekler sunuyor. Home office çalışma düzeninde artık evde de ihtiyaç duyduğunuz tüm iş yeri ürünleri, Avansas tarafından yalnızca 1 iş gününde adresinize teslim edilebiliyor. Ofis kırtasiye, kağıt ürünleri, kartuş toner, teknoloji, matbaa ve baskı işleri gibi çok sayıda farklı ihtiyacı kolayca temin edebilmenize olanak tanıyan marka, bu sayede evden çalışma sürecini de verimli bir şekilde sürdürebilmenize yardımcı oluyor. Eğer hem kendiniz hem de aileniz için güvenli, hijyenik ve hızlı bir alışveriş seçeneği arıyorsanız, birbirinden avantajlı Avansas hizmetlerini keşfedebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.


Üst Düzey Hijyen için Dezenfektan Çeşitleri

Mikropların yok edilmesi için kullanılan dezenfektanlar, hijyen koşullarının sürdürülebilir hale gelmesinde son derece etkili bir role sahiptir. Sağlık kuruluşlarında, iş yerlerinde ve evlerde kullanıma uygun olan dezenfektan modelleri birbirinden farklı türlerde tasarlanır. En güvenilir ve özel modellerin bulunduğu Watsons dünyasında sizleri bekleyen seçenekler arasından ihtiyacınıza uygun olan el dezenfektanı ürünlerini güvenle tercih edebilirsiniz.

Dezenfektan Çeşitleri Nelerdir?

El temizleme jeli olarak da tasarlanan dezenfektanlar arasında halojen bazlı, alkol bazlı, perasetik asit bazlı ve yüksek alkali özellikli gibi çok sayıda çeşit vardır. El temizliği için genellikle alkol bazlı dezenfektan modelleri tercih edilir. Bu tür dezenfektan jel çeşitlerinin güçlü formülü sayesinde cildinizi en iyi şekilde temizleyebilir ve dezenfektanları uzun süre boyunca kullanabilirsiniz.
Hızlı bir şekilde etki edebilme özellikleri olan dezenfektan sprey modelleri aynı zamanda cerrahi müdahaleler öncesinde de hijyenik amaçlarla kullanılabilir. Cilt dostu olduğundan dolayı el dezenfektanlarını gün boyunca kullanmanızda herhangi bir sakınca olmaz. Boyasız, kokusuz ve alerji yapmayacak şekilde üretilen dezenfektan çeşitleri sağlık kuruluşları için en iyi hijyen sağlama seçenekleri arasındadır. Dezenfektanlar cildinize ve çevreye dosttur. Ürünlerin aktif maddeleri doğada parçalanma özelliklerine sahiptir.
Dezenfektan çeşitlerinin mikroorganizmalara karşı etki edebilme dereceleri birbirinden farklıdır. İhtiyacınıza uygun olacak şekilde yüksek, orta ya da düşük düzeydeki dezenfeksiyon etkisi olan ürünleri tercih edebilirsiniz. Hastalığa yol açabilen mikroorganizmalara karşı son derece etkili olabilen el dezenfektanları, cildinize zarar vermeyecek şekilde üretilerek sizlere sunulur. Bütün mikroorganizmaları yok etmek istiyorsanız, yüksek düzeyli olan çeşitleri seçebilirsiniz. Güçlü etkiler için parfüm ve boya içermeyen ürünleri de kullanabilirsiniz.
Dezenfektanların Faydaları Nelerdir?
Dezenfektan ürünleri cilt üzerinde oldukça etkilidir. El dezenfektanları içerisinde cildi nemlendirme özelliğine sahip yağlar yer alabilir. Böylelikle cilt üzerinde kuruma ya da tahriş meydana gelme olasılıkları da en aza indirilir. Dermatolojik açıdan çeşitli testlerden geçen el dezenfektanlarını güvenli bir şekilde kullanabilir, bakteri ve mantar oluşumu önlemekle birlikte virüslere karşı da önlem alabilirsiniz.


El dezenfektanlarını seçerken düşük yoğunlukta ve yüksek etkili olan ürünleri tercih etmeniz daha avantajlı duruma geçebilmenizi sağlar. Tahriş etkisi olmayan dezenfektan modelleri tüketicilerin favorileri arasındadır. Ürünlerin kullanımı sonrasında su ve havluya ihtiyaç duyulmaması, pratik bir kullanım imkanını sizlere sunar.
Sevdiklerinizi ve kendinizi farklı türdeki hastalıklardan koruyabilmek için hijyenik özelliklere sahip olan dezenfektanları kullanabilirsiniz. El dezenfektanlarının genel olarak en büyük faydası, cildiniz üzerinde uzun süre boyunca farklı bakterilere karşı güçlü etki sağlamasıdır. Bakterileri yok etmesinin yanı sıra nemlendirici içeriğiyle de dikkat çeken dezenfektanlar cilt kuruluklarını da önler. Değişik özelliklerde üretilen el dezenfektanlarını ister kişisel kullanımınız isterseniz de hasta veya çocuk bakımı için tercih edebilirsiniz.






Cilt Tipinize Uygun Dezenfektan Çeşitleri
Ürün boyutları ve özellikleri gibi detaylar doğrultusunda farklılık gösteren dezenfektan fiyatları ekonomik seçeneklere sahiptir. Gündelik kullanıma uygun olabilecek şekilde üretilen dezenfektan modelleri, antibakteriyel özellikleriyle de beğeni toplar. Toksik etkisi canlı dokular ve mikroorganizmalar üzerinde aktif olan dezenfektanlar zararlı mikropların yok edilmesinde sizlere yardımcı olur. İlaç ve kozmetik sektöründe, laboratuvarlarda, hastanelerde ve daha pek çok farklı alanda kullanılan ürünler cildinizi mikroplardan arındırmak için idealdir.
Farklı markalar tarafından üretilen dezenfektanlar arasında kullanım alanlarına ve türlerine göre farklı türler bulunur. Sizler de geniş kullanım alanlarıyla ilgi gören dezenfektanlara güvenilir şekilde ulaşmak isterseniz geniş ürün yelpazesiyle dikkat çeken Watsons’ı tercih edebilir ve kaliteli markaların ürünlerine kolayca ulaşabilirsiniz.

Dalgona Kahve tarifi ile karşınızdayım.


Herkese merhaba uzun bir aradan sonra bloğa yazı girmeği hak edecek bir tarif ile karşınızdayım. Korona Virüs sebebi ile karantinad olduğumuz şu günlerde evde çeşitli tarifler deniyorum. Benim gibi türk kahvesi sevemeyen, içtiği tek kahve mocha ya da latte olan biri için Dalgona Kahve yapımını öğrenmek harika oldu. Çünkü tam bir latte tadında, biraz da White Choclatte Mocha gibi ama içinde beyaz çikolata yok.


Dalgona Kahve

Köpüğü ayrı güzel, sütle birleşimi ayrı güzel bu kahvenin tarifi ile sizleri baş başa bırakıyorum.

Malzemeler :


  • 2 yemek kaşığı nescafe
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı içme suyu
  • 1 bardak süt
  • 1 miktar buz 


Yapılışını You Tube videomdan da izleyebilirsiniz.




Yapılışı :

Kahve, şeker ve suyu karamel rengi alana kadar yüksek devirde çırpalım. Blender değil mikser kullanalım. Blender çok sulandırıyor ve krema kıvamı almasını engelliyor.

Bir bardağa sütü ve buzu koyalım üzerine de yaptığımız bu karşımdan ekleyelim. Daha sonra hafifçe karıştıralım. 

İçimi enfes bu kahvenin tutkunu olacaksınız. Bu dönemde uzakdoğu ile çok sevimli ilişkiler içinde olmasak da Koreliler iyi ki bu tarifi bulmuş. 



Afiyet Olsun

İnstagram: @balyanaginhikayesi



Dolgun ve Çekici Dudakların Sırrı: Dudak Dolgusu

Dolgun dudaklar, antik çağlardan beri estetiğin ve güzelliğin simgesi olarak kabul ediliyor. Hal böyle olunca, dudakları yaş ilerlemesine bağlı olarak incelen veya doğuştan ince olan bireyler çareyi dudak dolgusu yaptırmakta buluyor. Ameliyatlı ve ameliyatsız olarak ikiye ayrılan dudak dolgusu işlemleri, son yılların en çok tercih edilen estetik işlemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bıçak altına yatmak istemeyenlerin ilk tercihi ameliyatsız yöntem olsa da kimi durumlarda ameliyatlı dolgu yöntemlerini tercih etmek hem sağlık hem de görüntü açısından daha olumlu sonuçlar veriyor. Eğer siz de hacimli ve ideal dudak yapısına sahip olmak için dudak dolgusu yaptırmayı düşünüyorsanız işlemle alakalı aklınıza takılabilecek tüm soruların cevaplarını gelin birlikte inceleyelim.



Dudak Dolgusu Çeşitleri Nelerdir?

Dudak dolgusu, dudaklarının inceliğinden veya şeklinden şikayetçi olan hemen herkese uygulanabilen bir yöntemdir. Bu yöntemden yararlanarak yüz ifadesini değiştirmek isteyen kişilere pek çok alternatif sunulabilir. Dudaklarınıza dolgu yaptırmaya karar verdikten sonra ilk olarak kalıcı ve geçici dolgu arasında seçim yapmanız gerekir. Tercihinizi kalıcı dolgudan yana kullanmayı düşünüyorsanız çok dikkatli olmalısınız çünkü bu işlemin geri dönüşü yok! Zira uzman doktorların görüşlerine göre kalıcı dolgu yalnızca mecburi durumlarda uygulanması gereken bir yöntem. Dolgu işlemi kalıcı ve geçici olmak üzere olduğu gibi ameliyatlı ve ameliyatsız olmak üzere de ikiye ayrılır. Operasyonda, dolgu malzemesi olarak vücudunuzun başka bir bölgesinden alınacak olan yağ dokusu kullanılabilir. Ameliyatsız yöntemde ise dolgu malzemesi ince uçlu bir şırıngayla dudağınıza enjekte edilir. Bahsi geçen dolgu malzemesi büyük çoğunlukla hyalüronik asit olarak karşınıza çıkar. Hyalüronik asit insan vücuduna zarar vermeyen aksine insan vücudunda doğal olarak bulunan bir moleküldür. Hyalüronik asidin kullanıldığı dolgu uygulamaları dünya çapında yaygındır ve bu uygulamalar -kalıcı dolguların aksine- otoritelerden tam not almaktadır. İşlem süresi çeşitli kriterlere göre değişiklik gösterse de işlemin en az beş, en fazla otuz dakika sürmesi muhtemeldir.

Dudak Dolgusu Sonrası Neler Yapmalı, Nelerden Kaçınmalısınız?

Alanında uzman ve güvenilir bir estetik cerrah seçimi yaptıysanız dolgu işleminden sonra komplikasyon oluşma ihtimali neredeyse sıfır olarak gösteriliyor. Ancak yine de uymanız gereken bazı kurallar yok değil. Uzmanların önerilerine göre dudak dolgusu işleminin ardından en az iki saat sonrasına kadar yeme içme işlemlerine ara vermeniz gerekiyor. Yine bu iki saatlik süreçte dudaklarınızı zorlayabilecek mimiklerden ve ruj kullanımından kaçınmalısınız. Uygulamadan sonra dudak ve çevresinde ödem görülebilir; bu ödemi gidermek için doktorunuzun onayı dahilinde dudaklarınıza günlük 30 dakika kadar buz uygulayabilir, doktorunuzun tavsiye edeceği krem ve jelleri kullanabilirsiniz. Uygulamadan sonra oluşan ödem ve şişliğin en geç iki hafta içerisinde kaybolması beklenir. Tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi dudak dolgusu işleminin de hem öncesinde hem de sonrasında alkol kullanmamanız tavsiye edilir. İşleme yakın bir tarihte alkol almak işlemin yapıldığı bölgede daha fazla ödem oluşmasına sebep olabilir. Özellikle dolgu işleminin gerçekleştiği gün ağır sporlar yapmamalı, işlemi takip eden on beş günlük süreçte hamam ve sauna gibi yoğun buhar içeren ortamlardan kaçınmalısınız.

Dudak Dolgusu Fiyatları Nasıl Şekilleniyor?

Dudak dolgusu fiyatlarını belirleyen pek çok farklı kriter mevcuttur. Sağlığınızı emanet edeceğiniz doktorun uzmanlığı, dolgu işlemi sırasında kullanılacak olan malzemenin cinsi ve kalitesi, hastanın idealindeki dudak hacmi ve dolayısıyla işlem sırasında kullanılacak olan malzeme miktarı uygulama fiyatını belirleyen temel etkenler olarak gösterilebilir. Çoğu hasta için standart ölçekte dolgu malzemesi yeterli olurken kimi hastaların özel talepleri doğrultusunda ekstra malzeme sarfiyatı gerçekleşebilir. Eğer siz de dudaklarınızı dolgunlaştırmak ve yepyeni bir yüz ifadesine sahip olmak istiyorsanız Estetik ve Plastik Uzmanı Operatör Doktor Alpaslan Topçu'dan randevu alabilirsiniz.

Kitap Kurtlarına Tüyolar: Kitaplık Nasıl Seçilmeli, Nasıl Düzenlenmeli?

Teknolojinin hayatımızın içindeki yeri ne kadar artarsa artsın dijital imkanlar hiçbir zaman kitap kokusunun yerini tutamaz. Severek ve beğenerek aldığınız kitaplarınızı rahatlıkla ve sizi en güzel şekilde yansıtacak, benzersiz bir alanda sergilemek istiyorsanız özel bir kitaplık almalısınız. Çoğu zaman bize yol gösteren ve en iyi arkadaşımız olan kitapları okumak kadar onları iyi bir şekilde sergileyip toza, yıpranmaya ve yırtılmaya karşı korumak da oldukça önemlidir. Genellikle yatay raflardan oluşan kitaplık, kitap saklamanın yanı sıra dergi, film, plak gibi her türlü basılı malzemelerinizi de düzenli bir şekilde korumaya yarar. Sabit olarak tasarlanan rafları olabileceği gibi farklı yüksekliklerde isteğinize göre ayarlanabilir rafları bulunan modeller de mevcuttur. En değerli dostlarınız kitapları muhafaza etmenize yardımcı olmasının yanı sıra tasarım bir kitaplık sevdiklerinizin fotoğraflarının yer aldığı çerçeveler, objeler, biblolar ve çeşitli aksesuarlar kullanılarak evinize farklı bir dekoratif hava katar.



Duvara Monte Modeller Yer Avantajı Sağlar

Ev dekorasyonunuza şıklık kazandıran kitaplıklararasında birbirinden farklı çeşit onlarca ürün bulunuyor. Bu çeşitler arasında raflı, ortası kapaklı, çok amaçlı dolap şeklinde olanlar ve çekmeceli modeller söz konusu. Her tür ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte olan kitaplıklardan bazıları da duvara monte edilebilir özellikte olanlardır. Duvara monte modeller alan olarak dar oturma odalarında tercih edilir. Bu tarz ürünlerle hem alanız daralmaz hem de yaratıcı dekorasyonlarla evinizin içinde mükemmel bir görsellik sağlarsınız. Oldukça modern çizgilerle tasarlanan duvara monte edilebilir modeller, beyaz, sarı ve turkuaz gibi canlı renk tonlarının uyumu ile oturma odanıza ayrı bir hava kazandırabilirsiniz.

Elinize bir metre alın, kitaplığınızı koyacağınız mekanın ölçülerini alarak bir plan dahilinde satın almak istediğiniz modele karar verin. Bir plan yapmadan, ölçülere dikkat etmeden alacağınız gereğinden büyük bir kitaplık çok fazla alan kaplayarak oturma odanızı daraltabilir. Çok küçük bir ürün tercih etmeniz durumunda da kitaplarınızı sığdıramadığınız için kitaplarınızı oraya buraya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.



Düzenli Kitaplık İçin Birkaç Küçük Tüyo

Ayarlanabilir raflı olanları tercih etmeniz size kolaylık sağlar. Bu tarz bir ürünle raf aralıklarını ihtiyacınıza göre belirleyebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da içinin dizayn edilmesidir. Kitaplar raflarda genellikle dikey durumda sıralanır. Kitaplarınızı, simetrik bir şekilde ve renk uyumuna dikkat ederek düzenleyin. Kitaplarınızı düzgün bir şekilde yerleştirin. Raflarınızın en alt kısmına uzun ve ağır kitaplarınızı koyabilirsiniz. Orta raflar ise boyut olarak daha küçük olan kitaplar ve koleksiyonlarınız için en uygun alanlardır. Ayrıca bu bölüme dekoratif süsler, heykel ve mumluk gibi aksesuarlarınızı yerleştirebilirsiniz. En üst kısımdaki raflarınıza hafif ve görünümü dengeleyecek kitapları yerleştirin. Bu sayede hem dekorasyonunuz hoş bir görünüm kazanır hem de misafirlerinizi daha gösterişli bir mekanda ağırlamanın mutluluğunu yaşarsınız.

Ahşap Kitaplık İle Estetik Bir Çalışma Odanız Olsun

Kitaplık koyacağınız alanı seçerken güneş faktörüne dikkat edin. Aldığınız ürünü güneş almayan bir yere koyarak kitaplarınızı güneş ışığından koruyabilirsiniz. Ayrıca kitaplığınızı yüksek voltajlı olduğu için çabuk ısınan lambalardan da uzak tutun. Ahşap kitaplık modelleri genellikle çalışma odalarında tercih edilir. Ahşap modeller, estetik ve sıcak bir malzeme olan ahşaptan yapıldığı için daha çok talep görüyor. Doğal bir ürün olan ahşaptan inşa edilen ahşap kitaplıklar kullanıldığı ortamda, insanın kendini doğayla iç içe hissetmesini sağlar. Kitaplık fiyatları kullanılan malzemeden kaliteye, işçilik özelliklerinden boyutlarına göre birçok faktöre göre değişiklik gösterir.

Birbirinden renkli, kaliteli ve özel tasarım modeller geniş ürün yelpazesi ile Koçtaş'ta. Kitaplarınızı düzenlerken bir taraftan da evinizin dekorasyonuna renk katacak bu ürünleri uygun fiyat avantajı ile hemen sepetinize ekleyebilirsiniz.



Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği ‘zararsız’ ve lezzetli bir şeyler almak istedim. Ufak tefek atıştırmalık yiyeceklerin yanında marketten en sevdiğim markanın ambalajlı sütünü aldım. Bizim evde çok tüketildiği için sütü artık otomatik alıyorum hiç düşünmeden.



Evlerine gittiğimde arkadaşım torbaları boşaltırken sütleri kendime aldığımı sanınca bayağı şaşırdım. Meğer çocukları süt “sevmezmiş”. Bu aslında onun dediği tabii ama orada bir şey demeden, evde bal, kakao gibi tatlandırıcı bir şeyler olup olmadığını sordum. Kakao poşetini elime aldım ve annemin hazırladığı kakaolu sütü hazırlamaya giriştim.



Benim düşünceme göre, çocuklar bir gıdayı, bir yiyeceği sevmediğinde bu gerçek fikir değil, bir etkilenme veya zorlanma sonucu oluyor. Yani çocuğu yemesi veya içmesi için zorlarsan o çocuk o gıdayı bir daha tüketmeyebiliyor. O yüzden çocukları serbest bırakmak, sıkmamak, o gıdayı farklı türde onlara sevdirmek lazım.



Kakaolu sütlerini ve atıştırmalıklarını hazırlayınca onları çağırdım ve sütle ilgili bir hikaye uydurdum hemen. Sonuç belli; sütlerini bayılarak içtiler. Konu neyi yaptığınızdan çok nasıl yaptığınız. Pazarlamanın önemini buradan anlıyor insan. Arkadaşım şaşkın tabii.

Sohbet ettiğimizde ise çekinerek ambalajlı sütleri pek kullanmak istemediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise besin değeri düşük olduğunu söyledi. Bunu da araştırmadığını, tamamen kendi fikri olduğunu söyledi. Gel bakalım o zaman dedim. Dedikodu yapacağımıza, magazin konuşacağımıza bunu araştıralım dedim. 1-2 saat gezindik yerli ve yabancı sitelerde. Çıkan sonuçlar ise onu şaşırttığı kadar beni de şaşırttı zira bilmediğim bir sürü şey öğrendim. Bu vesileyle arkadaşıma da teşekkür ederim yeni şeyler öğrenmemi sağladığı için.



İlk olarak ambalajlı sütler, şu an ortalıkta gezen çiğ sütlere göre denetimli ve kontrollü olduğu için kesinlikle ama kesinlikle daha güvenli ve sağlıklıymış. Ambalajlı sütler, ısıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği’ne uygun ısıl işlem geçirirler ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanan tesislerde üretilirmiş.



Isıl işlem, dünya çapında tüm sütlere uygulanan bir yöntemmiş meğer. Bunun amacı, insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenlerin tamamen uzaklaştırılmasıymış. Ayrıca besleyiciliğinden ve içeriğindeki vitaminlerinden de herhangi bir kayba uğramazmış. Yani arkadaşımın fikri yanlışmış. Araştırmasak, sorgulamasak yanlış bir fikre inanmaya devam edecekti.



Bu arada aranızda çiğ süt kullanan varsa diye çok ama çok önemli bir bilgi eklemek istiyorum. Çiğ olarak tüketime sunulan açıkta satılan sütler biliyorsunuz sokakta, dükkan önlerinde, mağaza kapılarında filan satılıyor. E tabii soğuk zincir de hak getire! Bu sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artıyor. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılıyor ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları ambalajlı sütlere göre daha fazla oluyor.

Aman diyeyim her yerden süt almayın, çiğ süt almayın, denetimden geçmeyen sütü doğal sözüne kanıp eve sokmayın. Çocuklarınızı da onu sevmiyor, bunu sevmiyor diye şartlandırmayın. Sadece neyi nasıl sunacağınızı bilin ve çocuğunuza, yeni şeyler denemesi ve sevmesi için her zaman şans verin. Hepimize örnek ve ders olsun bu deneyim.


Bir boomads advertorial içeriğidir.



Kış mevsiminin vazgeçilmez aksesuarları hem soğuk havadan korumanızı sağlıyor hem de şıklığınızı taçlandırarak  tarzınızı ön plana çıkarmanıza yardımcı oluyor.  Kış mevsimi için özel olarak tasarlanan aksesuarların başında bere modelleri geliyor. Peki, hangi tasarımları tercih etmeli ve hangi bere modellerinden uzak durmalısınız? Bu konuda sizler için bazı önerilerimiz olacak.


Sıcak Tutmalı!
Öncelikle seçtiğiniz bere modelinin sıcak tutuyor olması büyük önem taşıyor. Özellikle kış mevsiminin çetin geçtiği kentlerde yaşayanlar için bu özelliğin çok daha fazla önem taşıdığını belirtebiliriz. Dokunmasında kullanılan iplikler ve aynı zamanda dokuma sıklığı  önem taşıyan unsurlar arasında yer alıyor.  Sık dokudan bere modelleri soğuk havanın içeriye girmesini engelleyeceği için daha sıcak tutacaktır.


Kaymamalı!
Bazı bere modelleri kullanım esnasında sürekli kaydığı için konforlu bir kullanım imkanı tanıyamıyor. Özellikle aşırı esnek bir yapıya sahip olan bere modellerinde bu problemin daha yaygın bir şekilde yaşandığını belirtebiliriz. Bu nedenle  seçtiğiniz bere modelinin kaymıyor olması çok büyük bir önem taşıyor. Rüzgarlı havalarda uçmasını da engelleyen bu özelliğe dikkat etmelisiniz.


Tarzınıza Uygun Olmalı!
Seçtiğiniz tasarımın giyim tarzınıza uygun olması yine dikkat etmeniz gereken bir diğer unsurdur. Eğer klasik giyim tarzına sahipseniz  seçtiğiniz bere modelinin baskılı ve spor bir görünüm sergilemesi ortaya nahoş bir duruş çıkmasına sebebiyet verir. Bu nedenle seçtiğiniz tasarımında klasik giyim tarzına uygun olarak dizayn edilmiş olması lazım. Böylelikle tarzınızın çok daha güçlü bir şekilde ön plana çıkmasını sağlayabilirsiniz.


Renk Uyumu!
Berenin kullandığınız kaban, mont ya da atkı gibi diğer ürünler ile  renk açısından bir uyum yakalaması önem taşıyor. Renk uyumundan kastımız tamamının aynı renkte olması değil. Kontrast renklere de yönelebilir ve sıra dışı bir şıklık yakalayabilirsiniz.


Kaliteli Olmalı!
Dikkat etmeniz gereken unsurlardan bir diğeri de kalitedir. Kalitesiz olan bere modelleri kısa sürede deforme olur ya da renklerinde solma meydana gelir. Bu nedenle seçim yaparken kaliteye dikkat etmenizde fayda var. Bu arada en şık bere modelleri için hemen Coquet internet sitesine tıklayabilirsiniz. Bu sitede yukarıda sıraladığımız özelliklere uygun onlarca farklı model bulunuyor.

MARI themes

Blogger tarafından desteklenmektedir.