26 Şubat 2014 Çarşamba

Vakıf Taşdelen 15 Litre Cam Damacana Artık Mutfaklarda

Hayatımızdaki önemi nedeniyle içeceğimiz suyu seçerken çok titiz davranıyoruz.

Bunun için de suyumuzun özellikle cam ambalajda olmasını tercih ediyoruz.



Uzun yıllardır bu hassasiyetle suyu bize cam şişelerde ulaştıran Vakıf Taşdelen’den beklenen yepyeni ürün işte karşınızda.

Vakıf Taşdelen 3 litrelik cam şişesinin yanısıra şimdi de 15 litre cam damacanada.

Tabii konu sağlık olduğu için Vakıf Taşdelen bu yeni ürününde bütün ayrıntıları da düşündü.

Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı sipariş ettiğinizde, BPA içermeyen sağlıklı pompanızı, cam boru seçeneğiyle tercih edebiliyorsunuz. Kısaca sağlıklı cam damacanayı, sağlıklı cam boru ile kullanabiliyorsunuz.

Cam damacanın diğer bir özelliği de plastik olmayan, özel sağlıklı kapağı…

Ayrıca Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı, gün ışığını kırarak suya olumsuz etkisiniz azaltan özel tasarım koruma ve taşıma kasası ile birlikte kullanabiliyorsunuz.

Siz de sevdikleriniz için Vakıf Taşdelen 15 litre cam damacanayı tercih edin,

hayatınızda sağlıklı suya yer açın.

Vakıf Taşdelen Facebook

Vakıf Taşdelen Twitter

Vakıf Taşdelen Web

Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Şubat 2014 Pazartesi

Benim Güzel Pabuçlarım - Ailecek ilk tiyatro deneyimimiz.

   Çalışan anne olunca çocuklarımızla etkin vakit geçirmek daha elzem hale geliyor.Elimize kalan iki gün boyunca ne yapsak diye düşünüp duruyoruz.

   Ben de bir kaç haftadır hep yoğundum,hafta sonlarım davet edildiğim organizasyonlar ya da Sosyal Anneler olarak düzenlediğimiz organizasyonlarla dolunca ,Lina'ya vakit ayıramamak beni oldukça üzmeye başlamıştı.Her akşam evde oyunlar oynuyoruz,her akşam babası ve benimle özel zaman geçiriyor ama ben ailecek başka bir şey yapmak istiyordum.

  Lina okula başladığı zamandan bu yana birçok aktiviteye katıldı.Okulu belirli aralıklarla kukla gösterileri ve tiyatro gezileri ya da müze gezileri düzeliyor.Ama o eve gelip anlatırken hep "Birlikte gidelim mi anneciğim?" diye söylüyordu.

  Bende bu hafta sonu için tiyatro ayarlamaya karar verdim.Tiyatro çocukların gelişiminde çok önemli bir yere sahip.Tiyatroya giden bir çocuk konsantrasyon,dinleme,konuşma,beden dilini kullanarak kendini ifade edebilme,canlandırma yapabilme,soyut-somut dengesi,toplum içine uyum sağlama,algılama ,odaklanma gibi bir çok konuda kendini geliştirebiliyor.

  Biz de bize en yakın çocuk oyunu Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter sahnesinde diye pazar günü düştük yollara.Devlet tiyatrosu olduğu için fiyatı sadece 4 TL ..Lina ile ailecek ilk tiyatroya gidişimiz 23.02.2014 Saat : 11:00 .Lina oyun başlarken biraz şaşkındı çünkü birden sahnenin arka tarafından bir oyuncu yüksek sesle konuşarak sahneye doğru koştu sonra hep birlikte bir şarkı söyleyip Palyaço Kırmızı burunu sahneye çağırdık.



Oyunun adı :

"Benim Güzel Pabuçlarım"

   Merhaba küçük dostum,Ben Palyaço kırmızı burun! Doğduğum günden beri çalıştığım sirkin sahibi beni işimden kovdu! “Artık siz palyaçoların zamanı geçti” dedi bana! Şimdiki çocuklar elektronik heyecanlar arıyorlarmış. Uzay savaşları,lazer silahları, bombalar, füzeler… Oysa bunların hepsi sizler için çok zararlı . Beni kovduğu yetmezmiş gibi palyaço pabuçlarımı da aldı elimden! Şimdi benim kendime başka bir iş bulup, pabuçlarımı geri alacak parayı biriktirmem gerekiyor.Hadi elimden tut, benimle gel. Belki pabuçlarımı geri alabileceğim bir iş bulabilirim. Hem belki sen benimle gelirsen gösteririz herkese palyaçoların zamanının geçmediğini.Söz veriyorum beraber çok eğlenecek, çok ama çok güleceğiz.
 

 Oyun bu konu ile başlıyor.Palyaço Kırmızı Burun'un teknoloji karşısında verdiği savaşın anlatıldığı oyun  biz büyükler içinde büyük dersler barındırıyor.Kaybettiğimiz bir çok güzel şeyin kıymetini oyun sayesinde bir kez daha hatırlıyoruz.

Not:Devlet tiyatrolarındaki oyunlarda konuşmaların içinde şapşal ,defol git gibi kelimeler yer almazsa çok daha şık olacak..Naçizane tavsiyemdir.


20 Şubat 2014 Perşembe

Dogum gunu icin pecetelik yapımı

Çocuklarımızın doğum günleri bizler için en özel günlerden.Onların doğum gününü en güzel şekilde yapmak,elimizden geldiğince renk katmak bizleri çok mutlu ediyor.Ne kadar ilk yaş doğum günü çocuktan ziyade kendimiz için yaptığımız bir organizasyon olsa da ileride o güne ait resimleri gördüklerinde kesinlikle mutlu olacaklardır.




Ben kızımın doğum günü için bir çok şeyi kendim hazırlıyorum daha önce gerek yorum,gerek mail gerekse mesaj yolu ile bir çok kez soruldu bazı süslemeleri nasıl yaptığım..Bu yazımda elimden geldiği kadar sade bir şekilde sizlere "Doğum Günü İçin Peçetelik ve Stciker yapmayı tarif edeceğim.




Öncelikle çocuğunuzun doğum günü için bir konsept belirliyorsunuz.Bizim bu seneki temamız gül oldu.Netten free temalardan bir tane buldum ve onu hepinizin kolaylıkla kullanabileceği PhotoScape ile düzenledim.Fireworks ya da Photoshop da kullanıyorum ama PhotoScape başlangıç için basit düzenlemeler yaparken sizlere yardımcı olacaktır.

Öncelikle güvenli bir siteden PhotoScape indiriyoruz.



Programı açıp "düzenleyici" ye tıklıyoruz.Karşımıza bu ekran geliyor


Açılan pencereye seçtiğimiz tema için kullanacağımız görseli sürükleyip bırakıyoruz.Görsel ekrana geldiyse ilk işlem tamamdır.




Görselin bazı yazılar ya da resimler varsa ve siz onları kaldırmak istiyorsanız şu işlemleri yapıyoruz.

Araçlar sekmesine tıklayıp oradan boya fırçasını seçiyoruz.Silmek istediğiniz zeminin rengine ve boyutuna göre fırçanın rengini ve boyutunu ayarlıyoruz.Ben görselin ortasındaki şekilleri böyle sildim .




Diyelim ki sizin görselinizin ortasında "deneme" yazıyor olsun,işte o kısmı boyama fırçası ile alt zemine uygun renk ve fırça boyutu seçerek boyarsak zemin yazıdan kurtulmuş oluyor .






Zemini temizleyince resme yazı eklemek için nesne kısmı seçiyoruz.Oradan "T" yazan sekmeye tıklıyoruz. Buraya yazmak istediğimiz metni yazıyoruz ve yazı stili,renk düzelmesi,punto ayarı gibi şeyleri düzenledikten sonra görselimiz içindeki yazı da tamamlanmış oluyor.



Artık yazmak istediğimiz metin görselimizin içinde..Renk ve yer ayarı yapmak dikey yatay ya da yamuk koymak tamamen bizim zevkimize kalmış.Yazıyı ortasında geldiğimiz zaman çıkan kürsörü oynatarak konumlandırabiliriz.Bunun yanından üzerinde beliren yuvarlak ok ile yazıyı döndürebiliriz.



İşte oldu.Yazmak istediğimiz metin görselimizin içinde. 


             Şimdi bu görseli kaydedip bir excel belgesi açıyoruz.





Açtığımız excel belgesinde kenarlıklar sekmesini tıklıyoruz ve peçeteliğimizi yapmak istediğimiz boyutta bir kutucuk çiziyoruz.



Yukarıdaki işlemi yapınca böyle bir şey elde etmiş oluyoruz.




Şimdi hazırladığımız bu kutunun içinde az önce hazırladığımız görselimizi ekleyeceğiz.Bunun için "ekle" butonuna tıklıyoruz ve görseli  bilgisayarımızdan excel belgesine ekliyoruz.




Görseli eklemek istediğimizde bu ekran çıkıyor ve görseli ekliyoruz.




Görsel excel belgemize gelmiş vaziyette şimdi görsel üzerinde beliren kürsörler yardımı ile görselimizi peçetelik ölçüsünde ayarladığımız şeridimizin ortasına yerleştiriyoruz.




Düzenleme ile son şeklini almış oldu.





Birden çok peçetelik yapacağımız için önce yaptığımız kısmı seçip kopyalıyoruz sonra da yapıştıra basarak, bir alt kısma yapıştırıyoruz.



Çoğaltma işlemi bir sayfa için tamamlandı.

Şimdi görselimizi baskıya almak için bir kaç ayar yapalım.




Benim hazırladığım 64 piksel genişlikteki görsel dikey olarak sayfaya sığmadığı için sayfa yapısını yatay konuma getiriyorum.Siz de "görünüm" kısmından sayfa ön izleme yaparak yaptığınız görselin sayfa dışına çıkıp çıkmadığına bakabilirsiniz.

Tüm ayarları yaptıktan sonra görselimiz baskıya hazır.Ben ilk resimde görüldüğü gibi pembe ince karton kağıda baskı aldım bunun için A4 boyutunda olanları kullandım.





Daha sonra kenarlarından kestim ve ortasında yazı olan bir dikdörtgen elde ettim.Slikon tabancası ile katladığım peçetemi peçeteliğin arka yüzüne silikonladım.Sonrasında çatal ve kaşığımı silikonladım ,en sonunda dikdörtgen kısmın iki ucunu birbirinin üzerine gelecek şekilde slikonladım ve peçeteliğim kullanıma hazır hale geldi..

Tarçın pasta Evi Blogger Buluşması

25 Ocak 2014 tarihinde sevgili Tarçın Pasta Evi'nin sahibesi Fatma'nın #tarcinpastaevibloggerbuluşması etkinliği için Trump Towers Midpoint ' de toplandık.Etkinlik markalarla bloggerlerı hediye bazında buluşturduğu gibi aynı zamanda firmaların kendilerine tanıtmalarına olanak vermesi açısından da çok verimli geçti.Ayrıca her zaman söylüyorum farklı kategorilerde blog yazan arkadaşların davetli olduğu etkinliklerden daha çok keyif alıyorum ben çünkü bir çok farklı kişi ile tanışma fırsatı buluyorum.Sevgili Fatma 'da bu açıdan çok özenli çalışmış ve her kategoriden bloğun ağırlandığı güzel bir etkinlik düzenlemiş.


Etkinlik Midpointtin harika kahvaltısı ile başladı .


Kahvaktı eşliğinde firmalar kendilerini tanıtmaya başladılar

Öncelikle
biota lab

Bio Lab'ı dinledik.Onların prebiyotik içeren baby serisi çok dikkatimi çekti.Kendilerini ürünlerde kullanılan sudaki hassaslıklarından dolayı kutluyorum...


bioxcin


zuzubo

Zuzubo aylık etkinlik paketlerini tanıttı



Oba Çay'ın ürün yelpazesini inceledik ve doğru çay yapmayı öğrendik






Daha sonra Onto İleitşim bizlere iki yeni projesinden bahsetti Biri imaginarium bir diğeri Sanal Pilot kitabı merkalılarının okumalarını tavsiye ederim

Onun dışında imaginarium dan bize çekiliş ile bu hediye çıktı.Kızım küçük olduğu için büyüdüğünde kullansın diye sakladık.





Daha sonra Türkiye'nin ilk online foto kitabı Afilli Kitap'ı tanıdık 




Sonra Goon Bez'i dinledik.Bebekler için külot bez üretmişler hem de incecik ve sağlıklı.

Etkinlik için birbirinden değerli firmalar bizlerleydi.

Murat Bey'in muhteşem kahvaltılık pakedi.Peynirlerinin lezizliği ile gönlümü feht etti..

Gurme 212'nin mükemmel ürünleri onlarda çok lezizdi kesinlikle tavsiye ediyoruım

Ve bizlerle olan onlarca firma listesi ile aşağıda 




Fatma'nın kendi elleri ile yaptığı leziz pastası








http://www.unilever.com.tr/
https://www.facebook.com/pastadunyam
http://www.egdtekstil.com/
http://www.cyrene.com.tr/
http://www.kozmela.com/
http://www.lilakutu.com/
http://zenbi.com.tr/
http://takanka.com/

http://orkidehareketi.net/

http://www.zuzubo.com/
http://www.coca-cola.com.tr/
http://cicimicici.com/
https://www.facebook.com/Zeytin-Dünyası
http://www.nivokido.com/
http://www.droetker.com.tr
http://www.doresocks.com/
http://www.karyagourmet.com/



http://zigavus.com/
http://www.telefonkilifim.com/
http://kullanatmarket.com/
https://www.facebook.com/GooNTurkiye

http://www.solen.com.tr/
http://www.estuz.com/
http://www.johnfrieda.com.tr
http://www.safranlokum.com.tr/
http://orzax.com/tr
https://www.facebook.com/Mumvemum
https://www.facebook.com/jelibon
http://www.kozmetikdetrend.com/
https://www.facebook.com/ikikizcom
facebook/cemrepekmez
http://www.keramikashop.com/
https://www.facebook.com/Madame-Céline
http://www.vivident.com.tr/
http://www.atlashali.com.tr/
http://www.sacbakim.com/






Gazlı Bebek, Anlatılmaz Yaşanır!

Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.

Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…

Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?

Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.

Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.

Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.

Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.

Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.

Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,

bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir.

Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.

Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.

Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.


19 Şubat 2014 Çarşamba

Bloguma yorum bırakan adsız'a itafen vol 2

Geçenlerde bloğuma yazdığım şu yazıma "adsız" bir yorum aldım.Yorum aşağıda.Takdiri size bırakıyorum...

"Facebook tan takipcinizim aslinda blogum yok ama bende bir iki sey söylemek istiyorum. Öncelikle sizi AN LA MI YO RUM..... ANLAMIYORUM Evet dogru duydun anlamiyorum. Bende Anneyim ELhamdülillah. Ama senin gibi BASKICI KIZININ PSKOLOJiSiNi bozmaya ugrasan bir Anne degilim cok sükür. Simdi diyeceksin bu kadin beni anlamiyorum bilmem ne bilmem ne. Seni faceden twitterdan hatta instagramdan yazilarini gönderilerini falan hatta blogunuda takip ediyorum. Kizinin zavalli minigin üzerine o kadar cok gidiyorsunki ben dahi cildirmak üzereyim hatta bir defa kendi kendime dedim bu kadini izlemek istemiyorum cünkü artik benim pskolojim bozuluyor. Her cocugun dönemi vardir. Bir yasinda mamayi tergerler, iki yasinda soyunmaya baslarlar, üc yasinda falan diye gider bu. Ve senin kizinin sergilemis oldugu olaylarda cok normal. Bazi cocuk kakasini 4 yasinda söyler benim kizim 4 yasina girecek ve hala kakasini bezine yapiyor ama ben senin gibi kakasini bezine yapiyor diye kendimi parcalamiyorum uzmanalara bilmem o sosyal kadin bu sosyal kadin dolanmiyorum. Kendi haline biraktim bazi cocuk kaslarini kontrol etmeyi ögrendigi zaman söyler, senin gibi kaka yapsin diye lavmana basvurmaz. Üstelik sen neden cocuk tuvalet yapsin diye saatlarca klozette oturtup kabiz yapip lavmana basvuruyorsun. Ne kadar hemde ne kadar yanlis, bu cocugun zaten pskolojisini bitirmis. Bu zamana kadar hic bir sey yazmak istemedim belki gercekten cocugun sorunu var diye. Ama malesefki görüyorum ki sen cocugun hayatini alt üst etmissin. Ne den ve ne icin yapiyorsun bilmiyorum ama evet sen cocugunun iyiligini isteye bilirsin ama malesef kötülügü icin kendini parcaliyorsun. Bu cocugun yasamis oldugu olaylarin hepsini bende kendi cocugumda gördüm ama üzerine asla ve katta gitmedim hep kendi haline biraktim.
1: Birak cocuk tuvaletini istedigi zaman yapsin ne olacak ? 2: Birak cocuk kendi kendine uyumayi ögrenmesin birak sana sarilsinda uyusun ?3. Birak cocuk taksiye binmesin ne olacak? Cocugu bunun icin harab ettin zaten.4. Birak cocuk soyunsun istedigi gibi dursun üsüsün ne olacak ?5. Birak cocuk ne istersen yapsin ya yapsin nedir kizim senin sorunun ne? Sen iyimisin git bir uzmana görün cocuk degilde senin uzmana ihtiyacin var.6: Birak cocuk istedigi zaman yemek yesin ne olacak zafiyetmi gecirecek.
Birak ya cocugu birak cocuk cocuklugunu yasasin. Birde bunu dene. O Kokos kendini anne zanneden pskoloji uzmani zanneden sosyal zanneden Annelerden uzaklasta hayatin düzene girsin,... OH BEEEE yazmasaydim icimde kalirdi artik biktim senden ve senin bu takintilarindan. Birak cocugu özgürce yasasin. Sen sadece seyret ... Not: BANA ISTEDIGIN GIBI KIZABILIRSIN SINIRIN BOSALIR BELKI BU KONUDA SENI ANLARIM ISTE"

Sevgili adsız, öncelikle değerli vaktinizi harcayıp beni takip etmeyi bıraktığınız halde yine de bu kadar sıkı takip ettiğiniz için ve bu kadar uzun bir yorum yazdığın için çooook teşekkür etmek isterdim ama edemeyeceğim doğrusu sizin adınıza üzüldüm..Ne kadar bloğumda yorum denetleme olsa da- burası her türlü şeyin başıma gelebileceğini bildiğim ve bunu göze alarak yazdığım bir platform-son derece çirkin bir üslupla yazılmış yorumunuzu da yayınladım.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki gelen her eleştiriyi okuyup dikkate alabilecek kadar olgun bir insanım..Ama "Lafa bakarım laf mı diye,adama bakarım adam mı diye... Eğer siz de saygı çerçevesi ile yorum yapsaydınız "Belki haklılık payı vardır,bir düşüneyim." diyerek şapkamı önüme koyup düşünürdüm.Mesela: Bazı şeyleri çok kafanıza takıyorsunuz böyle yaparak kendinizi ve kızını da yıpratırsınız vs diye )

Ne kadar yapmak zorunda olmasam da size empatiden yoksun bir şekilde yaptığınız eleştirileriniz için yaklaşık bir hafta sonra sileceğim bir blog yazısı ile cevap vereyim dedim.


  1. Kızım alerjisi sebebi ile sürekli kabızlık yaşayan bir çocuk bunun yanından bu konu hakkında ciddi derecede sorunlar yaşıyoruz bu kadarını bile buraya yazmam doğru mu bilmediğimden daha uç sorunlarımızı yazmadım.Sizin asla gitmeyi tercih etmediğiniz uzmanlara danıştığımda bu sorun için beze değil de tuvalete yaparak daha rahat bir şekilde bu rahatsızlığını atlatabileceği belirtildiği için, bezden kurtulmasını istedim.Kaldı ki 4 yaşında bir çocuğun bile isteye -kızım gibi-herhangi bir travma yaşamadan da hala beze tuvaletini yapması en azından bir uzmana danışılmayı gerektiriyor.
  2. Çocuğumun her hareketinde uzmana koşan ya da her hareketimi kitaptan öğrenen bir anne de değilim.Ayrıca uzmanların varlığının özellikle işini ehli yapan uzmanların varlığının son derece gerekli olduğunu düşünüyorum.
  3. Kızım kendisine yer fıstığı alerji yaptığı için ilk kez lavman oldu ve bu hastanede yapıldı-doktorlar karar verdi.Sonrasında ciddi kalın barsak sorunu yaşadığı için doktor tavsiyesi ile asla kabız olmaması ve gerektiğinde lavman yapılması öğütlendi.Yani bu da sizin gereksiz gördüğünüz uzmanlar sayesinde salık verildi.
  4. Kızımla doğduğundan beri geç yatan bir çocuk oldu bunun dışında uyku sorunu yaşamadım,hatta zaman zaman ayağımda sallasam da çok uzun zamandan beri kendi kendine ve kendi odasında uyuyan bir çocuk.
  5. Kızımın araba fobisi birden bire çıkmış ve "taksiye binmiyorsa binmesin" diyebilecek kadar basite indirgenecek bir davranış problemi değil.Bir fobiydi..Ayrıca olaydaki kaygım neden taksiye binmediği değil neden bu kadar korku yaşadığıydı.Kendi haline bırakmak için önce taktik öğrenmek gerekiyordu.Bunu yaptık ve oluruna bıraktık.

Ve gelelim esas meseleye:

Sizin işiniz gücünüz yok mu kuzum başkalarının dertleri ile bu kadar dertlenip hırs yapıyorsunuz..Vah benim zavallı çocuğumun bozulan psikolojisi nasıl düzelecek diye kendinizi paralamış ve bu kadar doldurmuşsunuz..Sizin adınıza üzüldüm açıkçası..Sen çok rahat,boş,umursamaz bir anne olabilirsin ben de çocuğumu doğru yetiştirmek adına onun için didinen,araştıran ve onun iyi olması için uğraşan bir anneyim bana göre..Ya da tam tersi.

Benim geçmişte ne yaşadığım,şu an çocuğumun ne yaşadığı ya da yaşayacağından sana ne? Oturup her şeyimi takip etmişsin insan gibi adınla yorum yazıp-sana göre öyle olduğunu düşünüyorsan- yanlış yoldasın kardeş diyemez miydin? Bu tarz bir üslupla yazdığın için zerre kadar iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum.




Nedir bu hemcinslerinize büyüttüğünüz kin? Nedir sizi hiç tanımadığınız bir insan için bu kadar hırslandıran? Nedir yani onun çevresi,arkadaşları için bile sizi bu kadar kötü konuşmaya iten? Nedir bir başka annenin çocuğu için kötü yaptığını,onun çocuğunu kötü etkilediğini şiddetle iddia etmenizdeki sebep?

Benim evimde misin arkadaşım,benim yaşadıklarımı yaşadın mı? Velev ki dediğin gibiyim, çok takıntılıyım,çocuğuma çok baskı yapıyorum ,onu olumsuz etkiliyorum.Velev ki öyle..... Hiç düşündün mü acaba bu kadın neden böyledir diye? Neden benim yerime kendini koyup anlamaya çalışmadın da beni kötü anne ilan ettin? Ki görüştüğüm uzmanlara göre de gayet sağlıklı,sabırlı ve çocuğu için en iyisini yapmak için elinden geleni yapmaya çalışan bir anne olarak görülüyorum.

Kaygı düzeyim biraz yüksek olabilir,belki geçmişimden, belki annemden, belki babamdan,aldım bu huyumu neden bu kadar kinle eleştiriyorsun beni? Neden kuzum işçin en iyisini yapmaya çalıştığımı düşünemiyorsun? Bazı durumlar için üzülmem,kaygılanmam neden sana "Offf ne sorunlu kadın dedirtiyor ?" mesela ..Neden bak sorguluyor,anlamaya çalışıyor,araştırıyor demiyorsun?

O,ona kötülük yaptığımı iddia ettiğin bebe için hayatımı bir kenara bıraktığımı hem de öyle lafta değil fiili anlamda ona sahip olabilmek için hayati riskler aldığımı biliyor musun ,onun saçının bir teli için dünyaları yakabileceğimi bilip bilmeden SEN KİMSİN arkadaşım, KİMSİN DE benim çocuğuma kötü annelik yaptığımı ima ediyorsun?

Azıcık milleti deli gibi takip etmeyi bırak da nasıl daha hırssız bir insan olurum onu düşün sana göre yanlış davranıyor olmak demek karşındaki kişiyi umursuzca eleştirebileceğin anlamına gelmez!!

Ayrıca bu yaptığın kınamaya girer eğer birazcık Allah inancın varsa seni şu hadis ile baş başa bırakıyorum. 


"Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz." (Tirmizi:Kıyamet/53) 












11 Şubat 2014 Salı

BEN ARTIK SABIRLI OLMAK İSTEMİYORUM!




Doldum,doldum ama taşamıyorum ne yazık ki...Böyle üstüme üstüme geliyor her şey...Önce yazmayayım dedim ama yazmadığım zaman da iyice dolduruyorum kendimi.Belki yaşadıklarım ufak şeyler ama ben sabrımı kaybettim,hükümsüzdür.

Hayat yoruyor insanı zaten ,akşam 18:00'de çıksam taaa 20:00'ye doğru evde oluyorum.Gün içinde hiç yorulmasam bile o kadar insan içinde sıkışık sıkışık yaptığım-ayakta-tramvay yolculuğu bile yeterince yoruyor beni.Eve zaten gardım düşmüş geliyorum..Sonra bir yedirme faslı başlıyor,iki lokma masada beş lokma orada ,altı lokma burada derken yağlı ağzı ile koşup oynuyor hopp koltuğa atlıyor..Cinnet...

Neyse,yemek faslı bitiyor oyun oynamaca başlıyor onda sorunumuz yok zaten..O ne isterse onu oynuyoruz,eğleniyoruz.

Sonra kakası geliyor-kaka hala beze- Hadi başlıyoruz aynı seans kaka için.Artık beze yapmasına tahammülüm kalmadı diye her seferinde kitap,şarkı,türkü,resim,video vs anlatıyorum,yok! Sonra kakasını tuvalete yaptıracağım diye korktuğundan üç gün kaka tutuyor.Hoppp oldu mu sana kabız.Zaten alerjisinden dolayı çok ağır kabızlar atlattığı için defalarca lavman olmak zorunda kaldığından kakasını tuvalete/kendi tuvaletine yapmaktan korkuyor ve bana artık bu durumdan fenalık geldi.

Hadi o bitti, yatma faslı başlıyor.Üstünü başını değiştireceğiz, pijama giyecek ;atletini çıkarıyorum,hoop kaçıyor hem de çıplak çıplak ayakları buz gibi olana kadar peşinden  koşturuyor beni.Peşinden koşmasam beklesem iki saat öylece dolanıyor ortalıkta,zorla alsam giydirsem ağlamaya başlıyor uyku saati öteleniyor.Uyku saati ötelendikçe benim sabrım kalmıyor ve sabrım kalmayınca elimden bir kaza çıkacak diye korkmaya başlıyorum.He bu arada atleti giydirsen pijama için aynı seans 2-3-4  kere tekrarlanıyor.

Zamanında -takip edenler bilir- babaannesinin evindeki banyo dolabı tırnağına düşüp tırnağı çekildiği için ayak tırnaklarını kestirmekten korkuyordu,uykusunda da kesemediğimiz için uzayıp kopmasına,kırılmasına seyirci kalıyorduk.Geçenlerde konuşup ikna etmiştim "Kızım bak tırnaklarını kestirmezsen kocaman olduklarında ne çorap ne de ayakkabı giyemezsin sonra asla dışarı çıkamazsın." demiştim.Bundan sonra ikna olup kestirmişti.Dün gece bir tırnağını kestim ki -acımadığına eminim- krize girdi ,ağlamalar,çıldırmalar vs vs...

Araç korkusu,ses korkusu vs yaşadıklarımızdan öyle bunalmıştım ki.Bir çocuğun kakasını bezine yapmaması,bundan hala korkuyor olması üstelik diğerini yaparken bunu yapmıyor olması hepsi ama hepsi üzerime geliyor bazen.

Sabrım kalmıyor,içim daralıyor dün en sonunda tırnağını keserken delirdiği için ayağını sıkıca tutup ittim.Bu zamana kadar asla şiddet  uygulamadığım için Lina bana dehşet dolu gözlerle baktı.Ben kendimi uzun bir süre suçlu bile hissetmedim ta ki yastığa başımı koyup böğürerek ağlayana kadar.Dün Burcu ( @brcgrr)  ile konuştuk,korku ile yaşayan daha çok anlar korkunun insanın hayatına ne denli mengene olduğunu...

Çocuk ilgi istiyor ben süregelen yorgunluklarımı taşıyamaz olmanın verdiği bıkmışlıkla ona fayda sağlayamıyorum.Aslında tek çaresi sabır ama ben artık sabretmek istemiyorum.İstemiyorum ya, istemiyorum.!

Sürekli bir tiyatro,sürekli bir sabretme hali..Yemek yenecek bin bir surata bürün,kıyafet giyilecek aman kandırarak yapayım güzel güzel anlatayım diye bin bir hale bürün."Gel bak sana ne anlatacağım." la başlayan laf dinlemeyince "Aman madem öyle, bedeli ödesin,yaptığı hatayı anlasın."  diyerek kendi haline bıraktığım için bana hastalık olarak dönen mücadele dakikaları.....Ha bunu yapmasan koysam tabağı önüne "Ye kızım!" deyip bunun onu kandırarak değil yaşaması için bir gereklilik olduğundan yapması gerektiği mesajını versen ya diyebilirsiniz ya da aman çıplak yatsın uyuduğunda giydir diyebilirisiniz..Ama öyle olmuyor,akşam eve gelince bana kalan üç saat içinde bende bir düzen olsun da benim de ruh sağlığım elden gitmesin istiyorum.

Eşim dün ayağını öyle sıkınca "Biraz sabredebilirdin!" dedi.Ki kendisi her kriz anında Lina'yı alır ve beni sakinleştirir,her konuda aşırı yardımcıdır ama tırnak kesmediği için o sırada yardımcı olmadı.


YA BEN ARTIK SABIRLI OLMAK İSTEMİYORUM!

Şimdi bana biraz izin alsan diyeceksiniz iş yerinden,alamam.

Yardım al diyeceksin,almak istemiyorum.Çünkü yapmam gerekenleri biliyorum anneyim ve bunu böyle kabul edip,çıplak kalmasına,bazen aç kalmasına,ortalığın kirlenmesine vs vs her şeye sabırlı olmam ya da umursamam gerekecek..

Sadece ve sadece biraz yalnız kalıp dinlenmek istiyorum ama onu da yapamıyorum .

Eskiden sabredebildiklerime artık sabredemiyorum.

Beni anlıyorsunuz değil mi? Sadece "Anlıyorum" denmesine ihtiyacım var belki de....


Johnson’s Baby ürünlerini denememiz...

Kokusunu duyduğunuzda mutlaka tanıdık gelecek çünkü hepimiz çocukluğumuzda onu kullandık.Köpüklü banyolar ve göz yakmayan neşeli dakikalar..Kimden mi bahsediyorum çocukken hepimizi misler gibi kokutan Johnson’s® baby Şampuandan.

Geçen haftalarda Johnson’s® baby bana ürünleri ile ilgili bir paket yolladı.Ürünleri sizler için denedim,işte yorumlarım.

Üstelik  Johnson’s® baby Şampuan alkol ve paraben içermiyor bu açıdan uzmanlar Johnson’s® baby Şampuan ‘ı güvenle kullanabileceğimizi söylüyorlar. 



Geçen haftalarda Johnson’s® baby bana ürünleri ile ilgili bir paket yolladı.Pakette 


Johnson’s® baby Şampuan 





Johnson’s® baby Pişik Önleyici Krem 



Johnson’s® baby Bebek Yağı 



Johnson’s® baby Banto Jeli



Johnson’s® baby Kolonya



Johnson’s® baby Islak Mendil




vardı.Hepsini severek kullandık,tavsiye ederiz.


toyzzshop.com ganimetleri..Oyuncak tavsiyeleri -3-

Son zamanlar akşam eve gelince öyle yorgun oluyorum ki Lina ile bol bol oyun oynamak istiyorum ama enerjim,gücüm tükenmiş oluyor.

O yüzden boğuşmak koşturmak gibi enerji atacak oyunlar oynarken çok zorlanıyorum gerçi Lina 'da kendi kendine oyun oynamayı seven bir çok hakkını yemeyeyim.

Eğer çocuğunuzun "blok" oyunlarına merakı varsa Unico Plus'ı tavsiye ederim.Unico'nun bloklarından biz çok memnun kaldık.

Ürünü toyzzshop.com un mağazasından almıştık ilk aldıklarımız Hello Kitty konseptliydi daha sonra Lina Arı Maya konsepti olanından istedi.Ürünü bloklar kategorisinden seçtik son derece memnun kaldığım bir site ki ben netten alışveriş pek sevmem.Ücretsiz hediye paketi seçeneği de gayet güzel düşünülmüş çocuklar hediye paketinde oyuncak alınca çok daha merakla açıyorlar.



Bunun yanında bir de Lina'ya oyun hamuru seti aldım.Onu da bu kategoriden seçtik.

İki oyuncağı da seçerken dikkat ettiğim şey Lina'nın seçimleri.Lina özgür olabileceği oyuncakları tercih ediyor.Bir blok oyunu,onun için binlerce çeşit oyun demek.





Bunun yanında oyun hamuru da onun ince motor gelişimi için çok önemli.Ayrıca makas kullanmaya kolaylıkla alışabilsin,alışırken de kendine zarar vermesin diye bu oyun hamuru setini seçtim.Çünkü Lina okula giden bir çocuk ve okulda makas kullanıyorlar genellikle öğretmeni yardım ediyor ama ben kendide öğrenebilsin diye bu seti tercih ettim.



Geçen katıldığım bir eğitimdeki uzman, çocuklar blok oyuncaklar ile oynamayı seviyorsa analitik zekaları kuvvetlidir demişti.Bu beni çok sevindiriyor.Lina gerçekten de sebep sonuç ilişkisini iyi kurabilen ve algı seviyesi yüksek bir çocukmuş (bunu ben değil pedagogoumuz söylüyor)   bu vesileyle de bazı şeylerden duygusal anlamda da fazla etkileniyor.Onun kendini boşaltabilmesi ve bizimle daha iyi iletişime geçebilmesi içinse tek çare oyun..

Biz bu oyun hamuru setini ve Arı Maya bloklarımızı çok seviyoruz size de tavsiye ederiz.Kolaylıkla almak için ise toyzzshop.com a uğramayı unutmayın.


TOP-LEFT ADS

Huuu Huuuu

BAL YANAK